5 Küçük Adımla Daha Sürdürülebilir Beslenme

5 Küçük Adımla Daha Sürdürülebilir Beslenme

5 Küçük Adımla Daha Sürdürülebilir Beslenme

Ülkemizde yaşanan yangınların ne sebeple olduğunu bilmesek de yangınları kontrol altına almayı zorlaştıran başlıca etkenlerden biri şüphesiz iklim krizi nedeniyle yükselen sıcaklıklardır. İklim krizinin sonuçlarını çok net bir şekilde gözlemlemeye başladık, dünyamız alarm veriyor. Bizler de dünyamız için günlük beslenme alışkanlıklarımızda yapabileceğimiz küçük değişikliklerle, çevremiz için önemli bir etki yaratabiliriz.

 

1- Hayvansal kaynaklı gıdalar yerine, daha çok bitkisel kaynaklı gıdalarla beslenin.

 

Hayvancılık sera gazı emiliminin yaklaşık yüzde 18’inden sorumludur. Bu oran dünya üzerindeki bütün ulaşım araçlarının sebep olduğu sera gazı emiliminden daha fazladır. Hayvancılık esnasında, inekler çok fazla metan gazı üretiyor. Üretilen metan gazı, sıcaklığın atmosferde tutunup kalmasında karbondioksitten yirmi kat daha fazla kuvvetlidir. Birleşmiş Milletler ve Dünya Doğayı Koruma Vakfı Raporuna göre, bitki temelli beslenmeye geçiş iklim kriziyle savaşabilir. Et ve süt ürünleri üretimi için gereken tarım arazisi miktarı, bitkisel kaynaklı gıdalara kıyasla çok daha fazla.

Hayvanların beslenebilmesi için yem üretimi esnasında harcanan tarım arazileri çok fazla atık oluşumuna ve su tüketimine neden oluyor. Bitkisel kaynaklı gıdalara geçiş, hayvancılıkta çok fazla harcanan, ekosistemin yararına alanların boşa çıkmasını sağlayabilir. Bu alanlar karbondioksiti absorbe ederek iklim kriziyle savaşta önemli ölçüde yardımcı olabilir. Bir kişi neyi değiştirebilir diye düşünmeyin, bireysel seçimlerimiz şaşırtıcı derecede etkili. Bir örnek verecek olursak, sadece bir kişi bir hafta boyunca et tüketmeyerek; 31500 litre su tüketimini, 1400 g karbondioksit oluşumunu, 875 kg atık oluşumunu engelleyebilir. Bu konu hakkında daha fazla veri için Cowspiracy: Sürdürülebilirliğin Sırrı belgeselini izleyebilirsiniz.

 

 

2- Gıda atığınızı minimuma indirin.

Öncelikle tabii ki ihtiyacımız doğrultusunda alışveriş yapmalıyız. Fakat çoğu insan ihtiyacından fazla alışveriş yapma eğilimi gösteriyor. Bu konuda sorun yaşıyorsanız kendinizi bir alışveriş listesi yapmaya zorlamak işe yarayabilir. Aldığınız sebze ve meyveleri, dolapta farklı metodlarla saklayarak ömürlerini uzatabilirsiniz. Gıdaların olgunlaşmasında etkili olan etilen gazını fazla üreten meyve/sebzeleri diğer gıdalardan ayrı tutarak saklamak faydalı olacaktır. Örneğin; elma, üzüm, kayısı, şeftali, kavun, incir olgunlaşırken çevresine fazla miktarda etilen gazı salgılayan gıdalardandır. Brokoli, yeşil yapraklı sebzeler, havuç, salatalık ise etilene duyarlı olup, etilen salgılayan gıdalardan uzak tutulmalıdır.

Fakat yine de siz tüketemeden bozulmaya başladığını düşündüğünüz meyve, sebzeleriniz varsa dondurucuya atarak daha sonra smoothie vs. farklı şekilde değerlendirebilirsiniz. Hem de yazın sıcaklarda ferahlatıcı olacaktır. Bunun dışında sirke gibi meyve/sebzelerin fermantasyonunu gerektiren işlemler ile de gıda atığının oluşumunu azaltabilirsiniz.

Vitamini kabuğunda!

Çoğu meyve ve sebzenin çekirdeği ve kabuğu sayısız fayda içeriyor. Besinleri daha iyi tanımak, atıklarını daha iyi değerlendirmemize fırsat veriyor. Örneğin patateslerin kabuğuyla saç bakımı, muz kabuğuyla cilt bakımı, portakal kabuğuyla hoş kokulu mumlar yapabilirsiniz.

 

 

3- Çöpe değil, toprağa atın.

Evdeki organik atıkları ayırarak detaylı bir şekilde kompost yapacak vaktiniz yoksa bile meyve ve sebze atıklarını çöpünüzden ayrı bir yerde biriktirerek, bahçenizde veya farklı bir alanda gübre görevi görmesi için toprağa karıştırabilirsiniz. Meyve çekirdeklerini toprakla buluşturarak, onlara tekrar hayat verebilirsiniz.
 

4- Kendi termosunuzu kullanın.

Bir bardak kahve, bir şişe su derken gün içinde farkında olmadan çok fazla plastik tüketimine neden oluyoruz. Sadece bir kere zaman harcayıp, edineceğiniz bir termos veya bir suluk ile bundan sonra oluşturabileceğiniz fazla atıkların önüne geçebilirsiniz.
 

5- Mükemmeliyetçi olmayın.

Elinizden gelenin en iyisini yapmak için bir adım atarak başlayın. Kendinizi belirli kalıplara sokmak zorunda değilsiniz. Vejetaryen olmayabilirsiniz fakat bitkisel ağırlıklı beslenmek için kendinize belirli kurallar belirleyerek bir adım atabilirsiniz. Küçük adımlarla başlayarak, zamanla farkındalığınız arttıkça, çevrenizdeki insanlara da ilham olarak, çok daha büyük değişimler yaratacağınızdan emin olabilirsiniz.

 

Referanslar:

https://www.peta.org/features/meat-climate-change/

https://www.vegaroo.co

https://www.cowspiracy.com/facts

https://www.europeanscientist.com/en/agriculture/shifting-to-plant-based-diets-crucial-in

fight-against-climate-change/

https://www.bbc.com/news/science-environment-49238749

Yazıda geçen Birleşmiş Milletler Raporu:

https://www.climatefocus.com/publications/enhancing-ndcs-food-systems

 

 

Etiketler: sürdürülebilir beslenme, beslenme, sağlık, peppycooky
Ağustos 17, 2021
Listeye dön