Pırıl Neziroğlu – Paws & More

 Peppythings Güçlü Kadın Güçlü Yarın ailemizden Paws & More bizimle kuruluş hikayesini paylaşıyor. Günlük hayatlarımızda evcil hayvanlarımızın ihtiyaçlarından doğan güçlü kadın markamız bu süreçte nasıl bir yol izledi, nelerden ilham aldı ve girişimci kadınlar olarak bize neler tavsiye edebilir hepsini aşağıda ki söyleşimizde bulabilirsiniz.

  1. .Paws and more nasıl doğdu? İlham hikayeniz nedir? Kuruluş hikayeniz, marka isminizi nasıl yarattınız?

Paws & More markası köpeğim Badem’e farklı bir tasma arayışımla başladı. Piyasada istediğim gibi bir tasma bulamayınca kendim yapabilir miyim acaba diye düşündüm ve araştırmaya başladım. İnternet üzerinden bir çok video izleyerek tabiri caizse deneme yanılma yöntemiyle sayısız tasma hazırladım. Daha sonra tasma tabanlarını lokal deri ustalarına hazırlatma fikriyle başladım ve üzerilerini rengarenk iplerle ördüm ve el yapımı tasmalar bugünkü son hallerini aldılar.

Markamın kuruluşunu 7 ay önce vefat eden biricik köpeğim Badem’e borçluyum. Markamla birlikte onun anısını da yaşatmak istiyorum.

Paws & More marka ismini oluşturduğumda hedefim sadece patili dostlarımız için değil sahiplerinin de kullanabilecekleri farklı kategorilerde ürünler tasarlamaktı. Bu yüzden şu an tüylü dostlarımızla takım olabileceğiniz el yapımı çanta ve telefon askıları da üretmekteyim.

  1. Patili dostlarımız ile hikayeniz nasıl başladı?

Patili dostlarımızla hikayem üniversite yıllarında başladı. Evimde beslediğim köpeklerimin dışında sokaktaki canları da her zaman çok sevmişimdir. Onların beslenmelerini, tıbbi bakımlarını karşılamaktayım, zaman zaman geçici yuvaları olup kalıcı yuvalarını bulmalarına da vesile olmaktayım. Badem vefat ettikten sonra halihazırda geçici yuvası olduğumuz sokak köpeği Lili’yi de sahiplendik ve şu anda bizimle hayatına devam ediyor.

  1. Hayvan haklarını korumaya dair görüşleriniz nelerdir? Bu konuda neler önerirsiniz?

Her canlının sahip olduğu en temel hak yaşama hakkıdır. Bizim bakımımıza muhtaç sokak hayvanlarının bu hakkını sağlamak da bizlere düşüyor. Ancak ülkemizde her gün sokak hayvanlarıyla ilgili bir skandala uyanmak mümkün. İnsan böyle durumlarda çok çaresiz hissediyor. Hayvan haklarının yasalarımızca yeterince korunduğunu düşünmüyorum, caydırıcı hukuki yaptırımlar etkili olacaktır kanımca. Yapılan araştırmalara göre insan katillerinin, yanılmıyorsam neredeyse hepsi önce bir hayvanın canını alıyor. Hayvanlara zarar veren insanlar daha sonra çocuklara, yetişkinlere zarar veriyor maalesef. Bu da gösteriyor ki aslında hayvan haklarını korumak insan haklarını korumakla paralel bir çizgide ilerliyor.

Ülkemizde sokak hayvanlarına karşı çoğunlukta bir sevgisizlik gözlemliyorum. Çocuklarımıza küçük yaşlarda hayvan sevgisini aşılamamız, sokak hayvanlarıyla ilgili sorumluluklarımızı bir avuç insanın tekelinden alacaktır ve uzun vadede her bir bireyin sorumluluk duyacağı bir alan haline gelecektir diye düşünmekteyim.

Tabi bunun yanında göz ardı edemeyeceğimiz kadar fazla, kontrolsüz üremenin yarattığı bir sokak hayvanı popülasyonu mevcut. Bunun da üstesinden kısırlaştırma operasyonlarının artırılması ile gelebiliriz. Belediyelerin faaliyetlerinin yanı sıra, veteriner kliniklerinin de sokak hayvanlarının kısırlaştırılması için sağlayacakları özel ücretlendirmeleri de biz vatandaşların destek olabilmesi adına çok kıymetli buluyorum.

Herkes elinden geldiğince kendi mahallesinin hayvanlarına sahip çıkar, kısırlaştırma, beslenme, rehabilitasyon ve yuvalandırma için birlik olur ise sokak hayvanlarının kısa vadede bir problem olmaktan çıkacağına inanıyorum. Bu noktada hayatını bir hayvanla paylaşmak isteyenlere şiddetle satın almayıp sahiplenmelerini öneriyorum. Sokak hayvanları fazlasıyla kıymet bilen canlılar, imkanı el veren herkes bu mutluluğu tatmalı bence.

Sokak hayvanlarına sahip çıkan bir sürü güvenilir dernek mevcut. Bu dernekleri ziyaret edip, oradaki hayvanlara gerek maddi gerek manevi destek vererek koruyucu aileleri de olmak mümkün.

  1. Operasyonel süreçlerini nasıl yönetiyorsunuz? Kadın girişimci olarak bu işe başlarken maddi ve manevi destek aldınız mı?

Operasyonel süreçlerin tümüyle kendim ilgilenmekteyim. Malzeme tedariği, ürün oluşturma, paketleme, kargolama ve sosyal medya paylaşımlarının hepsinde birebir aktif olmak bana çok keyif veriyor. Paws & More’un kuruluş sürecinde ve de halen en büyük desteği eşimden almaktayım. Kendisine bana olan güveni ve desteği için minnettarım. Maddi desteğinin yanı sıra yaratıcı fikirleri, pozitif eleştirileri, çözüm önerileri ile yardımlarını hiçbir zaman eksik etmedi. Tutkunuzu yakınlarınızla paylaşmak ve destek görmek paha biçilemez.

  1. Kadın girişimci olmak nasıl bir şey? Zorluklar yaşıyor musunuz? Bu zorluklardan öğrendiklerinizi bizimle paylaşabilir misiniz?

Kadın girişimci olmak erkek girişimci olmak kadar zor bence özellikle günümüz ekonomisini baz alırsak. Ancak bunun dışında kadın girişimci olmak çevreniz tarafından bir tık daha az ciddiye alınmak gibi geliyor bana. Erkekler yeni girişimleri ön görebilir, risk alabilir ama kadınların daha kontrollü olması bekleniyor sanki. Sevdiğiniz, keyif aldığınız işe yönelmenizden ziyade, size keyif vermediği halde eğitimini aldığınız alanda çalışmanız bekleniyor çoğunlukla. Kendi mesleğinizle ilgilenmiyor olmak ‘bir heves’ olarak görülebiliyor bu da destek görmenizin önüne geçiyor. Halbuki kadın girişimciler için çevreden gelen bu destek, sıcaklık inanılmaz kıymetli benim gözümde. Belki klişe olacak ama her türlü olumsuzluğa, tökezlemeye rağmen verilen emek karşılığını elbet buluyor. Bu yüzden kendini yüzde yüz adamak sadece üretkenliğe odaklanmak faydalı olacaktır diye düşünüyorum.

  1. Peppythings ile yollarınızın kesişme hikayesini bizimle paylaşır mısınız? Nasıl destek alıyorsunuz? İşinize nasıl katkıları oldu?

Peppy Cooky instagram üzerinden severek takip ettiğim bir hesaptı. Güçlü kadın başvurusunu duyar duymaz başvurdum ve ne şanslıyım ki kendisi de bir kadın girişimci olan Ezgi hanım ve ekibiyle birlikte çalışıyoruz o günden beri. Peppy Things’in en büyük katkısı birlikte çalıştığı markaları kendi ağına bir nevi ortak etmesi ve küçük işletmelerin belki de uzun sürede bile sahip olamayacağı bir takipçi kitlesiyle buluşturması, haberdar etmesi. Samimiyetle söyleyebilirim ki Peppy Things ekibi, kendi ürünleriyle ilgilendiği titizlikle benim ürünlerimle de ilgileniyor. Ürünlerimin tanıtımı, reklamı, kargolama süreci, müşteri ilişkileri incelikle takip ediliyor. Hep ‘Daha iyi nasıl olabilir?’in peşinde koşan bir ekiple markamı büyütme fırsatım olduğu için kendimi çok şanslı hissediyor ve tüm ekibe hassasiyetleri için teşekkür ediyorum.

  1. Son olarak aynı yola çıkmak isteyen kadın girişimcilere neler önerirsiniz?

Konfüçyüs’ün bir sözü var ‘Sevdiğiniz işi yaparsanız, bir gün bile çalışmış sayılmazsınız.’ Tabi ki hayatta herkes sevdiği işi yapabilecek kadar şanslı olamıyor ancak tutkularınızın peşinden gitmek ve bunlara mesai harcamak er geç karşılığını buluyor bence. Bu yüzden size keyif veren şeylerin peşine düşün mutlaka bir kapı açılacaktır.

Mağazaya git